Tarihçe

 


Türkiye'nin turizm ve otomobil alanlarında ulusal ve amatör organizasyonu, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu 6 Kasım 1923 yılında  kurulmuştur. Önce "Türk Seyyahin Cemiyeti" sonra da "Türkiye Turing Klöbü" (Touring Club Turc) adlarını alan kurum, 1930 yılında kamu yararına çalışır dernek olarak tanınmış, gümrük ve trafik mevzuatı ile de, özel yetkiler ve görevler almıştır.
Turing, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde bir boşluğu doldurup gerçek bir ihtiyaca cevap vererek, uzun yıllar turizm, kültür ve otomobil alanlarında, bir devlet organı gibi görev yapmıştır. Turing tarafından; Türkiye'nin ilk prospektüsleri, ilk afişleri, ilk turistik rehberleri, ilk karayolu haritası basılmış, ilk dil kursları açılmış, ilk tercüman rehber sınavları yapılmış, ilk turizm incelemeleri yazılmış ve yayımlanmış, turizm kongre ve konferansları yine düzenlenmiştir.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, Uluslararası Otomobil Federasyonu ( Federation Internationale de l’Autumobile – FIA)`na 01.10.1937 yılında üye olmuştur. O tarihten bugüne kadar da otomobil mobilite ve turizm alanında Türkiye’nin yetkin kuruluşu statüsündedir.
Türkiye’de otomobil sporları tarihi, Turing’le beraber başlamıştır. 1930’lu yıllardan itibaren yürütülen faaliyetler, 1960'lı yılların ortasından itibaren düzenli ve daha organize olarak devam etmiş öyle ki, bu dönemde ilk Avrupa Şampiyonası rallisi yapılmıştır. Geçen süreç içinde Kurum, diğer dernekler, yerel otomobil kulüpleri ve firmalar tarafından düzenlenen yarışların kontrolünü yapmış, yarış ve sporcu lisanslarını vermiştir. Turing’in her yıl ve yoğun olarak uyguladığı programların bir sonucu olarak, Türkiye’de bugün bir otomobil sporcu kadrosu yetişmiştir.
1965 yılından itibaren TTOK, tarafından ilk otomobil yol yardım servisi kurulmuş ve çekici filosu oluşturulup TURİNG SERVİSİ yazılı kare tip tepe lambalı cip ve çekici araçları ile  Türkiye yollarında görülmeye başlanmıştır.
Ülkemize otomobilleri ile gelen turistlere araç kazası, araç arızası, hastane vb. acil durumlarda destek verilmesi, yol yardım hizmeti ve kredi açılması sistemini de ülkemizde ilk defa Turing kurmuş ve 1990’lı yıllara kadar başarı ile yürütmüştür.
Bu hizmetlerinin yanında aynı dönemde, Türkçe ve yabancı dillerde rehber kitaplarının yayımına başlanmış, müzelere ve arkeolojik kazılara yardımlar başlatılmış ve ilk turizm enformasyon hizmetleri verilmiştir.
Yurt dışında sayıları artan T.C. vatandaşlarının yurda otomobille izne gelişlerinde, gümrük için bir teminat senedi olan triptiklerinin Turing tarafından Avrupa kulüplerine oranla yarı fiyatına, sınırlarda verilmesi sistemine ilk kez geçilmiştir.
Safranbolu’nun en büyük konağı olan ‘’Havuzlu Asmazlar’’ satın alınıp restore edilmiş ve örnek projelere başlanmıştır.
1977 yılında Turing tarafından Kapıkule Gümrüğü yeni baştan inşa edilerek, Avrupa'nın en donanımlı sınır kapısı açılmıştır. İstanbul Yıldız Parkı düzenlemelerine başlanmış, ayrıca Bâb-ı Âli restorasyonu, Galata Mevlevîhanesi bahçe düzenlemeleri de bu dönemde bitirilmiştir.

Turing, ülkemiz için çok önemli değerleri barındıran ama aynı zamanda bakımsız ve ilgisiz olan Sultanahmet semtini, uluslararası kaliteye yükselme sürecine sokmuştur. 1978 yılında Sultanahmet’te Reji Nazırı Şükrü Bey Konağı satın alınmış ve dışı olduğu gibi muhafaza edilerek, içi 19. yüzyıl üslûbunda bir konak döşemesiyle, butik otel haline getirilmesi projesine başlanmıştır. Konak, Yeşil Ev Oteli adıyla 1985 yılında işletilmeye başlanmıştır ve “Europa Nostra” ödülüne layık görülmüştür.
1979 yılında İstanbul Belediyesi ile Turing arasında, İstanbul’daki parklar ve köşklerin imarı, ıslahı ve işletmesi konusunda bir protokol yapılmıştır. Böylece İstanbul sahnesi esas alınarak, birbiri ardınca kültür, sanat ve turizm eserlerinin üretildiği bir dönem başlamıştır. Yıldız Parkı’nda Malta Köşkü ile Çadır Köşkü restore edilmiş, Pembe Sera ve Yeşil Sera yapılmış, Emirgân Parkı’nda Sarı Köşk 4 ayda restore edilip tarihî eşya ile döşenmiş, Beyaz Köşk ve Pembe Köşk de restorasyonu tamamlanarak, restoran, çay salonları ve bahçeleri halinde halkın hizmetine açılmıştır. Yapılan restorasyonla Malta Köşkü, Avrupa'da bu alanda Türkiye'ye verilen ilk ödül olan "Europa Nostra" madalyası ve takdir belgesi almıştır.
1980 yılında, Büyük Çamlıca’nın imarına başlanmış, halkın hizmetine açılmıştır.1984 yılında, Çubuklu Hidiv Kasrı onarılıp, tefriş edilmiş, bahçe ve çevre düzenlemesi ile hizmete girmiştir.
1985 yılında, Kariye Müzesi karşısına tarihî özellikleriyle muhallebici açılmış, meydan trafiğe kapatılmış, çevre evlerin onarımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmaları tamamlanarak Türkiye'de bu alanda ilk örnek oluşturulmuştur.
1986 yılında ise, Sultanahmet Soğukçeşme Sokağı’ndaki ahşap evler dizisinin restorasyonu bitirilmiş ve Ayasofya Pansiyonları adıyla hizmete açılmıştır. Roma Sarnıcı onarılmış ve tipik bir restoran olarak hizmete girmiştir. Yeşil Ev’in yanındaki yıkık tarihî Cedid Mehmet Efendi Medresesi’nin onarımı bitirilmiş ve İstanbul Sanatları Çarşısı fonksiyonu verilerek, bu alanda bir ilk olarak turizme açılmıştır. Sultanahmet Meydanı’nda Hattat Beşir Ağa Çeşmesi ihya edilmiştir.
1987 yılına gelindiğinde, Kapıkule Gümrüğü arkasında 70 dönümlük bir alana, "Teknik ve Turistik Hizmet Merkezi" kurulmuştur. Böylece bu tip tesislerin Ankara yoluna uzatılması projesine başlanmıştır. İstanbul teknik servis merkezi ekiplerinin Boğaziçi ve Haliç Köprülerinde verdiği 24 saat ücretsiz yol yardım hizmeti zincirine, İzmit Tütünçiftliği, Adapazarı ve Bolu Dağı servis merkezleri eklenmiştir. Bu organizasyon ile yol yardım çekicileri daha modern bir sistemde çalışma imkânına kavuşmuştur. Ayrıca bu yılın sonunda Fenerbahçe Parkı peyzaj çalışmaları bitirilerek, Romantika Cafe hizmete açılmıştır.
1994 yılında, Soğukçeşme Sokağı’ndaki Ayasofya konakları dizisine, restorasyonu ve donatılması tamamlanan "Konuk Evi" de eklenmiştir.
1998 yılında, Büyükada'da 120 yıllık harap Fabiato Köşkü'nün kökten onarımı ve bahçesinin yeni baştan tanzimi tamamlanmış "Kültür Evi" adıyla kitaplık, konser salonu ve Café olarak açılmıştır.
Safranbolu’da Havuzlu Asmazlar Konağı’ndan sonra, Cevizli Konak ve Taş Konak da yenilenerek otel olarak açılmış ve müze-kente örnek yatırımlar devam etmiştir.

2001 yılında, Büyükada İskelesi’nin üstü “Turing Café ” olarak düzenlenmiş, Ayrıca eski Bebek İskelesi “Turing Bebek Café ” olarak onarılmış ve hizmete açılmıştır.
2005 yılında, Kurumumuzca yürütülen ve İŞKUR tarafından desteklenen "Tehlikeli Madde veya Petrol Taşımacılığı Yapan Ağır Vasıta Şoförlerinin Mesleki Eğitimi ve Gelişimi Projesi", Mersin'de uygulamaya konulmuştur. AB tarafından desteklenen projede sürücüler, uygulamalı eğitim görerek sertifikalandırılmıştır. Aynı yıl yine AB destekli diğer projede İstanbul Sanatları Çarşısı’nda El Sanatları kursu verilmiş ve kursiyerler sertifikalandırılmıştır.

Günümüzde Turing;

Turing’in daha önce restorasyonlarını yapıp, işlettiği tesisler olan; Yıldız Parkı’nda Malta Köşkü ve Çadır Köşkü; Emirgân Parkı’nda Sarı Köşk, Beyaz Köşk ve Pembe Köşk; Çubuklu Hidiv Kasrı, Çamlıca Tepesi işletmeleri 1993 yılında sözleşme sürelerinin sona ermesiyle  İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Büyükada’daki Kültür Evi olarak kullanılan Fabiato Köşkü  ise Vakıflar Genel Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.

Daha önce TTOK’nin turistik tesisleri olan Safranbolu’da Havuzlu Asmazlar Konağı, Cevizli Konak ve Taş Konak, Yeşil Ev (Sultanahmet’te Reji Nazırı Şükrü Bey Konağı ) ; Ayasofya Soğukçeşme Konakları, Konuk Evi ve Sarnıç Restoran mülkiyeti kurumumuza ait olup  işletim hakkı süreli olarak profesyonel şirketlere kiralanmıştır. Fenerbahçesi Parkı’ndaki  Romantika Cafe ise hasılat paylaşımı suretiyle işletilmeye devam etmektedir. 
 Yeşil Ev’in yanındaki Cedid Mehmet Efendi Medresesi’nin ise mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olup işletme hakkı kurumumuzdadır. Yapılan restorasyonun ardından İstanbul Sanatları Çarşısı fonksiyonu verilmiş, ebru, porselen, hat, tezhip, minyatür atölyeleriyle, Geleneksel Türk Sanatı örnekleri uygulamalı olarak gelen ziyaretçilerimize tanıtılmaktadır. Medrese içerisindeki kitap satış ve hediyelik eşya mağazası da hizmetini sürdürmektedir. Cedid Mehmed Efendi Medresesi bünyesinde, klasik tarza bağlı kalınarak Türk kahvesi ve çay ikramının yapıldığı İstanbul Kahvehanesi; bölgenin tarihi yapısıyla uyumlu ve Osmanlı İstanbul’undaki kahvehane ruhunu yansıtan mekân ile gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olan Türk kahvesi kültürünü devam ettirmektedir.

Seyrantepe Genel Merkezi’miz ve 12 farklı şubede vermiş olduğu triptik hizmetlerinin yanı sıra üslendiği sosyal sorumluluk projeleri ve kültür- sanat programları ile adından daima söz ettiren TTOK bu alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır. 
Genel merkez salonumuzda Türk müziği olmak üzere, solo konserleri, İstanbul Fasıl Topluluğu’nca icra edilen fasıl meclisleri, Türk Halk Müziği ve Klasik Batı müziği gibi pek çok konserin yanında tarih, edebiyat, psikoloji, sosyoloji, tıp, mimari, mühendislik vb. alanlarda tecrübeli akademisyenlerin katıldığı seminer ve konferanslar düzenlemektedir. 

Kurum genel merkezinde yer alan Turing Merkez Kütüphanesi Aralık 2013’den itibaren 15.000 adeti aşan zengin kitap koleksiyonu ile okuyucuları ile buluşmaktadır.
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, “90. Kuruluş Yıldönümünde 90 Başarılı Öğrenciye Burs” sloganıyla başlattığı sosyal sorumluluk projesine, her yıl artan ve 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde 900’e yaklaşan bursiyer öğrenci sayısıyla devam etmektedir. Kurum;  bursiyer öğrencileri sosyal, kültürel, eğitim ve sanat alanlarında ufku geniş insanlar olarak yetişmelerine yardımcı olmak maksadıyla çeşitli yurt içi ve yurt dışı gezileri, atölyeler ve yabancı dil kurslarıyla desteklemektedir.
Turing’in Kurucu Başkanı merhum Reşit Saffet Atabinen ilk olmak üzere, sırası ile Mahmut Nedim Gündüzalp, Ahmet Şükrü Emed, Dr. Nejat F. Eczacıbaşı,  H. Nuri Pere,  Mehmet Feridun Dirimtekin, Prof. Mustafa Kemal Kutlu, Hadi Sağnak,  Nejat Olcay, Çelik Gülersoy,  Melih Ferit Epikmen,  Prof. Dr. İlhan Akın,  Prof. Dr. Güler Temizkan,  Prof. Dr. Mustafa İsen,  Dr. Uğur İbrahimhakkıoğlu, Başaran Ulusoy başkanlık yapmış,  günümüzde ise Dr. Bülent Katkak başkanlık yapmaktadır. 
Projelerimiz:
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, gerek günümüzde yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ve gerekse çok çeşitli alanlarda sürdürdüğü projeleri ile kültür ve sanatın daimi destekçisi olma rolüne devam etmektedir.
“İstanbul’da Turizm Merkezleri’nin Çeşitlendirilmesi’’ adlı projesi İstanbul’un fazla bilinmeyenlerinden hareketle şehri keşfetmeye ve turizmi geliştirmeye yönelik yeni rotaların çizildiği; İstanbul’un daha çok gezilmeye ve keşfedilmeye hazır yerlerinin olduğunu göstermesi açısından oldukça önemlidir.
 ‘’Yeni Bir Turizm Rotası: Büyük Usta Mimar Sinan’’ projesi ile kültürel mirasımızın en önemli değerlerinden Mimar Sinan’ın eserlerinin farklı rotalar üzerinden ulusal ve uluslararası alanda geniş kitlelere tanıtılması amaçlanmıştır.
Moto-Kurye Eğitim ve Donatım Projesi adıyla 25 Aralık 2014’te başlayan proje kapsamında ise İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işbirliği ile; çoğu eğitim görme şansı bulamamış motosikletli kuryelere, güvenli motosiklet sürüş teknikleri ve doğru ekipman kullanımı hakkında ücretsiz seminerler düzenlemekte, istisnasız her katılımcıya katılım belgesi ve yüksek görünürlük özelliğine sahip yelek hediye edilmektedir. 22.500 sayısına ulaşan Moto-Kurye Eğitim Projesi devam ederek toplumu doğrudan etkileyen trafik sorununun çözümüne önemli katkı sağlamaktadır.
Çocuklarda, trafik temalı mobil oyun bilincinin ve farkındalığının erken yaşta oluşmasına yönelik başlattığı Çocuklarda Trafik Bilinci Projesi’nde ise sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında hazırlanan mobil trafik oyunu, trafik boyama kitapları ve çizgi film eğitim materyalleri çeşitli pilot okullarda ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Trafik eğitim yayınlarıyla; çocuklara trafik bilincinin keyifli bir şekilde verilmesini amaçlayan Turing, eğlenerek öğrenmenin çocuklar üzerindeki olumlu etkisinden yola çıkarak bu alandaki çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir.
TTOK, UNESCO Dünya Mirası 360 projesi ile de ülkemizin; tarihi, mimari, sosyal dokusu, kültür-sanat varlıklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik yaptığı çalışmalara bir yenisini daha eklemiştir. 2016 yılında UNESCO  Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan 60 kültürel ve doğal miras alanının, 360 derece video teknolojisi ile çekimleri yapılıp, kurgulanarak, Turing’in Kültür-Sanat kanalında en güncel çekimlerinin yer aldığı  ‘’UNESCO Turkey  360° videolarını izleyebilirsiniz.
Her biri yaklaşık 2 dakika süreli 62 kısa ve 15 dakika genel tanıtım filmi olarak toplam 2,5 saat uzunluğunda, İngilizce sesli ve Türkçe altyazılı Türkiye tanıtımının, sosyal medya ortamında 360 derece videolarının yayınlanması muhtemelen dünyada bir ilk olarak TTOK tarafından gerçekleştirilmektedir. Proje, TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ülkemizin ulusal - uluslararası tanıtımın katkı sağlamak amacıyla fuarlarda da kullanılmaktadır.