Türkiye'nin turizm ve otomobil konulu alanlarında ulusal ve amatör
organizasyonu, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu 1923'de, Gazi
Mustafa Kemal Paşa’nın talimatları üzerine, Avrupa’daki örnekleri
gibi, başta, edebiyatçı, tarihçi ve diplomat bir şahsiyet olan
Reşit Saffet Atabinen olmak üzere, bir grup aydın tarafından kurulmuştur.
Önce "Türk Seyyahîn Cemiyeti" sonra "Türkiye Turing
Klöbü" (Touring Club Turc) adlarını taşımış, 1930 yılında
kamu yararına çalışır kurum olarak tanınmış, gümrük ve trafik
mevzuatı ile de, özel yetkiler ve görevler almıştır.
Kurumumuz,
ülkede bir boşluğu doldurarak ve gerçek bir ihtiyaca cevap vererek,
uzun yıllar turizm, kültür ve teknik alanlarında, bir devlet organı
gibi görev yapmış, çalışmaları ile Türkiye'nin ilk prospektüsleri,
ilk afişleri, ilk turistik rehberleri, ilk karayolu haritası basılmış,
ilk lisan kursları açılmış, ilk tercüman rehber sınavları yapılmış,
ilk turizm incelemeleri yazılmış ve yayınlanmış, turizm kongre
ve konferansları düzenlenmiş, devlet mekanizmasının, mevzuatın
ve metotların, turizm ihtiyaçları ile yeni baştan düşünülmesi
yolu açılmaya çalışılmıştır. Kurum bu dönemde Galata, Voyvoda
Caddesinde Adalet Hanında, 2 odada 2 memurla çalışıyordu.. Ama
dünya bilen 5- 10 üye, bir çok iş başarmıştır: Başkan Reşit Saffet
Atabinen, eski Kudüs Mütesarrıfı Cevdet Özoğul, Müdür, Emekli
Kurmay Albay Şükrü Ali Bey... Onların Türk sosyal yaşamına kattıkları
bu ilk hizmetlerin herhangi birini yapmak, bir kuruluşu veya kişiyi,
ülkenin turizm tarihine geçirmeye yeterdi.
1923-
1939 döneminin, dar kadrosuna ve çok sınırlı bütçesine göre çok
başarılı geçen çalışmalarını taçlandıran olay, yeni üye olunan
Uluslararası Turizm Birliğinin (AIT) İstanbul' da toplanmasının
sağlanması ve bu amaçla “Dolmabahçe Sarayının Tarihinde ilk kez
turizme açılması”dır. Bu olağanüstü olayın bir ucundaki şeref,
Kurum Başkanı Atabinen'e aittir. Sarayı tören için açtıran da,
Büyük Atatürk' dür.
Atatürk, İstanbul basınına, Kurumu himayesine aldığını da duyurur.
Kendisi, Atabinen'i mütareke yıllarından ve Akaretlerdeki komşuluklarından
tanımaktadır ve büyük Nutkun fransızcaya çevrilmesini ona emanet
ettiği gibi, bir kaç dönem milletvekili olarak, Meclise de almıştır.
Dünyada
ve Türkiye ekonomisinde açılmanın ve canlanmanın başladığı 1950’lerde
Kurum, yaşlanan kadrosu ve bünyesiyle, üzerine düşen yeni fonksiyonları
üstlenebilmekten uzak kalan, belirgin bir durgunluk içerisinde
gözlemlenir. Büro önce 5 yıl, Tepebaşı Meydanında Moralı Pasajının
2. kat dairesine taşınır. Sonra 10 yıl, Asmalı Mescit Sokağında,
Nil Pasajının 2. katı. Burası, Kurumun ilk malıdır. Müdür, Said
N. Duhani'dir (Beyoğlu yazarı). Çelik Gülersoy ise, önce 1947'de
memur, sonra 1957'de Müdür Muavini, sonra, 1961-1965 arası, Hukuk
Danışmanı.
Kurucu başkan, büyük kültür
adamı, uluslararası saygın şahsiyet Reşit Saffet Atabinen, 42
yıllık yönetimden sonra 1965 yılında vefat etmiştir. Sonrasında,
Kurumun 1947'den beri mensubu olan hukukçu Çelik Gülersoy, Genel
Müdürlüğe getirilmiştir. Bu suretle açılan yeni devrede, Batı
örneklerinden esinlenilerek;
- İlk teknik yol yardım servisi kurulmuş,
- Turistlere kredi açılması sistemine geçilmiş,
- Renkli ve yabancı dillerde ilk kitapların yayımına başlanmış,
- İlk Enformasyon hizmetleri verilmiştir.
Bu dönemde, Şişli Meydanı'ndaki
bina satın alınarak çağdaş bir yerleşimle kadrolar genişletilmiştir.
1971 yılı, Kurum tarihinde
dönüm noktasıdır: O yıl Gümrük ve Maliye Bakanlıklarıyla Kurum
arasında imzalanan bir protokol ile, önemli bir döviz kaynağını
Türkiye'ye kazandırmış, ilerisi için, Kurumun büyük kültür ve
sanat hizmetlerinde kullanabileceği para kaynağının temelleri
de, bu suretle atılmıştır:
Yurt dışında sayıları artan Türklerin yurda otomobille izne gelişlerinde,
gümrük için -bir teminat senedi olan- triptiklerinin Kurum tarafından
Avrupa kulüplerine oranla yarı fiyatına, sınırlarda verilmesi
sistemine ilk kez geçilmiştir.
1979 yılında İstanbul Belediyesi
ile Kurum arasında, İstanbul’daki parklar ve köşklerin imarı,
ıslahı ve işletmesi konusunda bir protokol yapılmıştır. Böylece
İstanbul sahnesi esas alınarak, birbiri ardınca kültür, sanat
ve turizm eserlerinin üretildiği bir dönem başlamıştır.
1990 yazında gümrüklerden giriş
rejiminin ani bir kararla değiştirilip triptik zorunluluğunu kaldırması
kurumu ana gelir kaynağından yoksun bırakarak Kurum için yeni
ve mali güçlüklerle dolu bir dönemi başlatmıştır. Kurum büyük
sarsıntılara, mal varlığını birer-birer tasfiye ederek karşılamaya
çalışmış, bunlar arasında Bolu Koru Oteli’ni satmıştır. İstanbul'da
Kariye Oteli ve evlerini satmış, 1974'ten beri imar ettiği ve
bakım altında tuttuğu bu tarihî dokuyu terk etmiştir.
1994 sonunda İstanbul Büyükşehir
Belediyesi, parklar ve köşklerle ilgili sözleşmeyi yenilemeyerek,
Kurumun aşağıdaki yerleri tahliye etmesini istemiştir:
- Yıldız Parkında: Malta Köşkü, Çadır Köşkü, Pembe ve Yeşil Seralar
- Emirgân Parkında: Beyaz Köşk, Sarı Köşk ve Pembe Köşk
- Çamlıca Tepesi Tesisleri
- Hıdiv Kasrı
Aynı yıl Kurum merkez
birimleri Şişli Meydanındaki adresinden, I. Oto Sanayi Sitesinin
TEM’e bakan cephesindeki araziye yerleştirilmiştir.
E-posta : turing@turing.org.tr
Adres : 1. Oto Sanayi Sitesi yanı, 4. Levent - İstanbul
Tel : (0212) 282 81 40 - Fax : (0212)
282 80 4